728x90

 Ana Sayfa  Sohbet  Guzel sozler  Sağlık  Fıkralar  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
   Cet
   Sohbet
   Guzel sozler
 Astroloji
 Çet odaları
 Cet Sitesi
 cet sohbet
 Dini BilgiLer
 Dini Hikayeler
 Fıkralar
 GeneL
 Güzel Sözler
 Hikayeler
 KLipLeR
 Komik VideoLar
 Msn Messenger
 Msn Nickleri
 Programlar
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Sohbet SiteLeri
 Tv DiziLeri
 Videolar
 Yabancı Filmler
 Yemek Tarifleri
 YerLi Filmler
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
    İletişim

 Hayat ve Cennet




çet

Okunma

789

Hayat ve Cennet

Hayat ve Cennet

İmkansız şey
Şiir yazmak,
Aşıksan eğer;
Ve yazmamak,
Aylardan nisansa.

Orhan Veli Kanık

Eminim babaannem bu meraklı haliyle benim odamı, eşyalarımı karıştırıp fikrimin ince gülüne yazdığım şiirleri bulup anneme okuyor, ondan sonra da dedeme kızıyordur. Fakat, Orhan Veli’de boşuna söylememiş şiirlerinde, insan aşıksa şiir de yazar, hikaye de. O’na her şey toz pembe gözükür. Ne var yani onunla evlenmek istiyorsam. O’nu ailemle tanıştırmak istedim diye babaannem kıyameti kopardı. Gariban annem ne yapsın, babamı dört yıl önce kaybedince şimdi oturduğumuz eve, dedemlerin yanına taşındık. Ben nasıl da sevinmiştim. Dedeciğim, benim için biricikti. Beni çok seviyor, bir dediğimi iki etmiyordu. Hatta evdekilerden habersiz Çatalkaramla’da tanıştırdım. O’nu çok beğendi, çok zeki, hanım hanımcık, gün görmüş, akıllı ve zarif buldu. Mesleği de çok iyi. Bir özel firmada grafikerlik yapıyor. Ben O’nu çok seviyorum. Altı yıldır beraber çıkıyoruz, ailesiyle de tanıştım.

Çatalkaram,
bulut karam
deniz karam
dün bu sahilde dolaşırken
adın mıhlandı
yüreğime
zircirlerden
bakışların
dolandı kürek kemiğime

Sayın okuyucu, ellilik gözlerime güneş ışığının aydınlattığı meydandaki dolmuştan inen insanın dokunmaya kıyamayacağı, su perilerini anımsatan incecik, hani insanın alıp şöyle bir kedinin bembeyaz yumuşacık tüylerini okşarcasına seveceği narin bileklerden sonra rüzgarın söylediği aşk şarkılarına takılan siyah eteğin bir yürek gibi kıpır kıpır hareketlenmesi, dar kesim gömleğin bel kısmında hafif hafif güllerin açması ve denize uzanan Ay’ın suları örtmesi gibi saçların ah o omuzlarına ki o saçların yerine dudaklarımın olması için neler vermezdim, dökülmesi ve rüzgarın havalandırmasıyla bir gonca gibi açması. Önce ürkek bir ceylanın şaşkın bakışlarıyla çevresine bakındı, sanki sudan yeni çıkmış bir deniz kızıydı, çevreyi öğrenmeye çalışıyordu. Gönül yaklaş şuna diyor, anlat yıldırım gibi seni nasıl çarptığını o iri bakışların, sesin sonra …

Birden mi oldu yoksa ansızın mı anlayamadım sanırım aniden ben babamı, namazı, camiyi, ellilik gözlerimi, Akçay’ın suyunu ve huyunu, yeğenin mirafikerini, duaları ve karşımda duran cenneti düşünürken, O bana doğru yürümeye yani bir ceylan gibi sekmeye başladı. Her adım atışıyla beraber biraz daha yaklaşıyor, olamaz sanki beni tanımış gibi gülümsüyordu. Allah’ım, tüm dualarımı kabul etti herhalde diye söz tanışayım bir koç keseceğim diye adaklar adıyordum. O ise gülümseyerek yaklaşıyordu. Sanki tanıdık birini görmenin mutluluğu vardı yüzünde. Deniz masmaviydi. Bulutlar beyaz beyaz ortalıkta dolaşıyor, aşkımızı anlatan figürler yapıyordu. Sahi O grafiker kız da ne güzel resimler yapardı. Çevredeki insanlar mutluydu, ya da bana öyle geliyordu. Sahilde sevgililer el ele dolaşıyordu. Acaba bizde… O ha yani ellilik ayaklarla, pörsümüş ellerimde o cennetliğin yumuşacık, tazecik, bahar kokulu, ince elleri… O yaklaşıyordu, yürüyüşü nasıl da endamlıydı, havalıydı, güvenliydi, halen gülümsüyordu, ismi neydi acaba sayın okuyucudan yardım istemiştim, bakışları güneş, yıldız, o yanak, o yüz alev, nabzım artıyordu, sahiden bana doğru, yoo yoo direk bana geliyordu. Off Allah’ım ne güzeldi, on adım kalmıştı o sıcacık, pamuk gibi beyaz elleri tutmama, merhaba demesine, gözlerimin karşısında parlıyordu, uzaktan iskeleye yanaşan şehir içi hatları vapurunun neşeli sesi geliyor, gökyüzünde martılar özgür ülkemin semalarında uçuyorlardı. Deniz çok neşeliydi, sağda kalan uzaktaki eski Üsküdar evleri hazırlık yapıyordu yeni düğünlere. Gözleri kocaman denizdi, bal bakışları yanıma gelip sanki oturacak, olsun yaşın elli ama sen bir liman gibisin, sana sığınmak, sende dinlenmek, şu acımasız hayatta senin korunmanda, senin güveninde yaşamak, kollarında uyumak istiyorum diyecekti. Ben cennete gitmiyordum, Allah’ım ne güzel, cennet bana geliyordu, cennet yürüyor, cennet nefes alıyor, cennet gülümsüyordu. Kesin bana gülümsüyordu, bir güvercin olup uçacaktım. Yorgun bedenim birden canlanmış, üzerinden en az yirmi yılı atmış, vücudum Karaköy yokuşu gibi dikleşmişti. Şimdi orası da nereden çıktı yahu. Uzaktan çok uzaklardan sisli bir yerden ezan sesi geliyordu sanki. Aşiyan’daki mezarından Orhan Veli kalkmış aşkımıza, bana sesleniyordu:

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim,
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti.

Sayın okuyucu, ne olduysa o anda oldu, benim adadığım koç Allah’ın sevgili kuluymuş ki kurtuldu. Cennet, bana gülen, güldüğünü sandığım, geldiğini hayal ettiğim cennet yanımdan geçip gitti, beni hiç tanımadı bile, ben yine yirmi yıl öncesi olduğu gibi kendi kaderimin mi kurbanı olmuştum, yoksa toplumsal kader mi beni kurban seçmişti, anlayamadım, denizin üzerinde siyah bulutlar dolaşıyordu, insanlar mutsuzluklarını saklayamadıkları yüzleriyle ekmek parası kazanmaya çalışıyordu, parkta iki sevgili kavga ediyor, kız nazlı edasıyla erkekten uzaklaşıyordu. Babam, yetmişlik gözlerini dolaştırırken sahilde, elinde bastonuyla benim kaçırdığımı sandığım cennete gitmeye çalışıyordu. Du…

Ah… Akçay… Sen nasıl da sakinleştirmiştin, acılarıma önce tuz basmış, kurutmuş sonra kabuk bağlatmıştın. Yüreğimi maviye boyamış ve bana yine en büyük kötülüğü yaparak İstanbul’a yollamıştın. Gör bak, bağladığın tüm kabuklar şimdi koptu, yüreğim açıklardan gelip de kışın yırtıcı zamanlarda sahili döven dalgaların altında, boğuluyorum, gelsem kurtarır mısın beni...


Etiketler :




  Yorumlar

 
irem - hayalet sevgilim


Etkin - hevesmi sandın


Eylem - mız mız


yıldız tilbe - ben senin varya


Tarkan - Vay Anam Vay


Ağır Abi Takılan Orçun (Yalan Dünya)


HiLAL CEBECi MESSi SARiLMASi (BAY TAHMiN)


Karadeniz Türküsü Söyleyen UfakLik


Kedi Köpegi tokatlıyor!


Leğenden Korkup Kaçan Deve


çet sohbet siteleri sohbet sohbet