|
Zekat nisabı nedir |
| çet |
 |
 |
Okunma |
|
2052 |
Zekat nisabı nedir
Dini BilgiLer - Zekat nisabı nedir, Zekat nisabı nedir, nasıl hesaplanır
Sual: Zekat nisabı nedir, nasıl hesaplanır? CEVAP Daha
kolay anlaşılması için maddeler halinde yazalım: 1- Zekat nisabı, 20
miskal, yani 96 gr altın veya bu değerde para, ticaret
eşyasıdır.
2- Senetli, senetsiz alacaklar nisap hesabına dahil
edilir. Alacaklar tahsil edildikten sonra zekatları verilir. Daha almadan da
zekatları verilebilir.
3- Borçlar, mevcut paradan veya maldan
çıkarılır. Geri kalanın zekatı verilir.
4- On yıl sonra alınacak
para, zekat nisabına dahil edilir. On yıl sonra ödenecek borç zekattan
düşülür.
5- Kayıp olmuş, gasp olunmuş, gömüldüğü yer unutulmuş mal
ve inkâr olunan alacaklar, nisap hesabına katılmaz ve ele geçerlerse, önceki
senelerin zekatları verilmez.
Senetli veya iki şahitli olan veya itiraf
olunan alacaklar, iflas edende ve fakirde de olsa, nisaba katılır. Ele geçince,
geçmiş yılların zekatı da verilir.
6- Bir hanım mehr-i müeccel
olarak kocasından alacağı altınları zekat nisabına katar.
7-
Zekata tâbi malların veya paranın, sene içindeki azalıp çoğalmasına itibar
edilmez. Nisaba malik olduktan bir sene sonra elde kalan mal, nisabı buluyorsa
kırkta biri zekat olarak fakirlere verilir. Nisaptan aşağı ise verilmez.
8- Ticaret için olmayan evler, arsalar, vasıtalar, fabrikalar,
demirbaş eşyalar zekat nisabına dahil edilmez. Ticaret için alınıp ticaret için
saklanan malların, altın, gümüş, yerli ve yabancı paraların ve elden ele dolaşan
hisse senetlerinin zekatı verilir. Evin, apartmanın, arabanın, zekatı olmaz.
Araba, ev ve arsa alıp satan kimse, bunların zekatını verir. Çünkü bunlar
ticaret malı olmuştur. Ev yaptırmak için arsa alan, bunun zekatını vermez.
(Dürer)
9- Zekat verirken bilezik, yüzük gibi altınların işçilik
ve sanat değerine değil, ağırlığına itibar edilir. Yani 12 ayardan fazla olan
bütün altınlar, tartılır. Kırkta biri zekat olarak verilir.
10-
Bilezik, zincir, küpe, yüzük gibi çeşitli ayarlarda altını olan kimse, bunların
içinden en yüksek olanının ayarından vermesi evla, ortalamasını hesap ederek
vermesi caiz, en düşüğünden vermesi ise, mekruhtur.
11-
Kadınların altın ve gümüşten başka diğer süs (ziynet) eşyaları zekata tâbi
değildir. Pırlanta, elmas gibi ziynet eşyalarının zekatı verilmez. Şafii'de ise,
kadınların altın ve gümüş dahil süs olarak taktıkları ziynetlerin zekatı
verilmez. (Hidaye)
12- Zekata tâbi mallar, altın liraların en
düşüğünün alış fiyatına göre hesap edilir.
13- Hisse senetlerinin
nâma [isme] ve hâmiline [taşıyana] yazılı olanları vardır. İsimsiz, hâmiline
yazılı olanların devir kabiliyetleri vardır. Yani döviz gibi elden ele dolaşır.
İstendiği zaman satılabilir. Bu senetler ticaret malı gibi, zekatın hesap
edildiği tarihteki piyasa değeri üzerinden nisaba dahil edilir. Nâma yazılı
hisse senedi alan, sene sonunda, fabrikanın demirbaş mallarının haricindeki
parasını zekat nisabına dahil eder.
14- Gölde yetiştirilen
balıklar satılınca, bu para diğer zekata tâbi mallarla beraber nisaba ulaşırsa
zekatı verilir. Birkaç ineği olup çok süt satan, ineklerin zekatını vermez,
fakat sene sonunda sütten elde ettiği para zekat nisabına dahil
edilir.
15- Zekat nisabına malik olan
zengindir.
Sual: Alınacak maaşlar zekat nisabına katılır mı?
CEVAP Memur ve işçilerin alacakları maaş ve ücretler, ellerine
geçmeden önce nisap hesabına katılmaz.
Sual: İşten çıkarılanlara,
ödenmeyen maaş ve tazminatlarına karşılık 3-4 ay sonrasına senet veriyorlar. Bu
senetlerin, o gün geldiğinde ödenip ödenmeyeceği de kesin değil. Elinde böyle
3-4 milyarlık senedi olan bunu nisaba katar mı? CEVAP Çekler maaş
gibi değildir. Bunlar nisap hesabına katılır. Elinde kurban kesecek kadar parası
olan kurban keser. Zekat için de, paralar eline geçince zekatını verir. Şimdi
de, zekatlarını verse mahzuru olmaz.
Sual: Paylaşılmamış miras
malımız var. Nisaba dahil edilir mi? CEVAP Evet edilir.
Sual: Altın diş nisaba katılır mı? CEVAP Evet
katılır.
Sual: Sonradan satmaya niyet edilen arsa zekat hesabına
dahil edilir mi? CEVAP Edilmez.
Sual: Hanımına mehr
borcu olan erkek, bu miktarı zekat nisabından düşer mi?
CEVAP Evet. Kime borcu olursa olsun, borçlar çıkarılır.
Sual: 25-30 senelik vadeli taksitlerle alınan krediler zekat
hesabında borç olarak düşülür mü? CEVAP Evet bütün taksitleri
düşülür. 30 yıllık taksiti olsa da hepsi düşülür.
Sual: Bugün
zekat günümdür. On gün sonra, hac için yatıracağım para, zekat nisabından
düşülür mü? CEVAP Hayır.
Sual: Zekatı hesaplarken,
kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü? CEVAP O ay verdiğiniz
kira düşer, gelecek aylarınki düşmez.
Sual: Devre mülk zekat
nisabına girer mi? CEVAP Girmez.
Sual: Zenginlik
nisabını yeniden ele almalı diyorlar. Zekat nisabı belli değil
midir? CEVAP Gazeteleri okuyan, TV’leri seyredenler, sanki din yeni
ortaya çıkmış gibi, hakiki İslam âlimlerince açıklanıp, onaylanıp 14 asırdır
uygulanan dini hükümleri değiştirmeye kalkanlar çıkıyor. Kimi tesettürü
kaldırıyor, kimi bayanlara hayz ve nifas hallerinde namaz kıldırıyor, kimi
kaderi inkâr ediyor, (Fakirlik kaderimiz değil) diyerek, güya alınyazısını
değiştirmeye kalkıyor. Kimi haricileri, İslam tarihinde ilk demokrat ve
cumhuriyetçi fırka diye övüyor.
Kimi yakında kıyamet kopacak diyor. Hele
tuhaf biri, (İstanbul’da büyük deprem olacak, 5 milyon kişi ölecek, aklı olan
İstanbul’u terk etsin) diyor. Kıyametin ne zaman kopacağını Allah’tan başka hiç
kimsenin bilmediği Kur’an-ı kerimde yazılıdır. Depremin de bugün için önceden
bilinmesi mümkün değildir. Gaybdan haber verircesine, milleti sıkıntıya sokmak
haramdır.
Dünyada da reform hareketi sürüyor. İslam’ın beş şartından biri
olan namazı, sahih olmasın diye vakti girmeden kıldıran yerler var. Sahih
olmaması için hac bir gün önce yaptırılıyor. Zekat, altın, gümüş veya ticaret
ettiği maldan verilmesi gerekirken, ticaret malından değil de, başka maldan
veriliyor. Böylece zekatlar da sahih olmuyor. Şimdi de kurban ibadeti
kaldırılmak isteniyor. Kurban kesilmeyip parası yoksullara verilmesi isteniyor.
Dinimiz, (Muhtaç insanlar olduğu zaman kurban kesmeyip parası yoksullara
verilsin) diyemez miydi? Peygamber efendimiz böyle bir şeyi düşünememiş mi, 1400
yıldan beri gelen âlimler düşünememiş mi?
Son olarak da zenginlik
nisabını yeniden ele alıp bozmaya çalışanlar var. Dinimiz kâmil değil midir?
Eksik olan nesi vardır? Namazın, orucun, zekatın, nisabın yeni bir şekli olur
mu? Reformcu, (Dine göre, malların değeri değişmiş, kim zengin, kim fakir belli
değil. Mesela ortalama 40 davarın değeri 2.5 milyar, beş devenin bedeli 5
milyar, 30 sığırın bedeli 10 milyar. Gümüşe göre 60, altına göre 500 milyondur.
Bunun ortalamasını almak gerekir. Siz, 500 milyonu olanı zengin sayar, 29
sığırın bedeli olan 9 milyarlık adamı fakir sayarsanız, bu adaletli olmaz)
diyor. Biri çıkıp da niye dinimizle oynuyorsunuz demiyor.
Böyle bir
teklifi, ya dini bilmeyenler veya dini kasten bozmak isteyenler yapar.
Dinimizde, bir adamın 29 ineği ve 39 koyunu ve 4 devesi olsa, ayrıca 50 gram da
altını olsa zekat vermez. Hatta yün için, yük taşımak için, binmek için olan
hayvanları varsa onların da zekatı olmaz. Çünkü deve, sığır gibi başka cinsten
sâime hayvanlar, birbirlerine ve ticaret eşyasına eklenmezler. Bu kadar mala
sahip olan kimse, yaklaşık 20 milyarlık bu insan zekat vermez. Din böyle
bildirmiş. Sen bunları birbirine ilave edersen dinin bildirdiği yolu bırakmış
olursun. Bu kadar malı olmayıp da 100 gram altını olan kimse, dinen zengindir.
Zekat vermesi gerekir. Reformcunun (malı çok olan zekat vermiyor da, malı az
olan zekat veriyor) demesi yersizdir. Hatta bir kimse, fakir de olsa, toprak
mahsullerinin uşrunu vermesi gerekir.
Problem diye çıkarılan bu
meseleler, kitaba uymamaktan ileri gelmektedir. Dinimiz eksik değildir.
Kitaplara göre amel edilirse, hiçbir mesele kalmaz. Kitaplarda eşyanın değeri,
dövize, koyuna, sığıra veya deveye göre tayin edilmez. (Keşf-i rümûz)
kitabında (Eşyanın kıymetleri altın ve gümüş ile anlaşılır) deniyor. Şimdi,
gümüşün altına nazaran kıymeti, yedide birden çok düşük olduğu için, zekat
hesaplarının yalnız altın lira ile kıymetlendirilmesi lazım olduğu İbni
Âbidin’de bildirilmektedir.
Ticaret eşyasının kıymeti, para olarak
kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Hükümet tarafından damgalı altın
liralardan kıymeti en az olanı ile hesap edilir. Kitaba inananlar için işin
esası budur.
Fakirin lehi dinde ölçü mü? Sual: Dinde yenilikçi
bir yazar, fakirin lehine diyerek zenginlikteki nisap miktarını 96 gramdan 80’e
indiriyor. Yaptığı dinde reform değil midir? CEVAP Ölçü
birimleri, Şer’i birimler, Urfi birimler olmak üzere ikiye ayrılır. Şer’i
birimler, Peygamber efendimizin zamanında kullanılan birimlerdir. Urfi birimler,
şer’i birimlerden farklıdır. Urfi birimler, hükümetin kabul ettiği birimlerdir.
Altının nisabı 20 miskaldir. Bir miskalin ağırlığı dört mezhepte farklıdır.
Hanefi’de bir miskal, 20 kırât’tır. Bir kırât-ı şer’i ise, kabuksuz, uçları
kesilmiş, kuru 5 arpadır. Hassas terazi ile bu vasıftaki 5 arpanın 0,24 gr
olduğu tespit edildi. Şu halde bir şer’i miskal, yüz arpadır, yani, 4,8 gramdır.
20 miskal altın ise (20x4,8) = 96 gramdır.
Urfi kırâtın ağırlığı olan
0,20 ile çarpılırsa, bulunan 4 gr, miskalin ağırlığı olmaz. Altının nisap
miktarını bu yanlış miskale göre yapıp, 4x20 = 80 gr demek doğru olmaz. İbni
Âbidin hazretleri, mal zekatı kısmında, (Kırât-ı urfi 4 arpadır) buyuruyor.
Yazar, (Önceleri İslam âlimlerine uyarak altının nisabının 96 gr olduğunu
açıklamıştım. Fakat fakirin lehine olduğu için şimdi 80 gramı esas alıyorum)
diyor. Fakirin lehi her yerde, her zaman dinde ölçü olur mu? Madem ölçü
oluyorsa, ne diye 70 gr değil de, 80 gr alınıyor? 10 gr alınsa fakirin daha
lehine değil midir? Hatta bu ölçüyü temelli kaldırsalar, fakirlerin lehine olmaz
mı? Âlimlerin bildirdiği ölçüye uymadan, fakirin lehine diye altının nisap
miktarını değiştirmek dinde reform olur. Kendi görüşüne göre dini değiştirmeye
kalkan reformculara itibar etmemelidir! Mutlaka muteber bir kitaptan kaynak
istemelidir!
Dini emirler çağa göre değişmez Sual: Her
yıl, zekat için 20 miskal altından, fıtra için şu kadar ölçek un veya buğdaydan
söz edilir. Buna ne lüzum vardır? Zekat ve fıtra miktarlarının Türkiye’de TL’ye,
Almanya’da Euro’ya göre hesaplanıp ilan edilmesi gerekmez mi? Bir de Şafiiler,
deterjan varken, toprakla necaset temizliyorlar. Niçin zamanımıza
uymuyorlar? CEVAP Dini kuran biz değiliz ki, değiştirme yetkisi
bizde olsun! Dinimize ilave ve çıkarma yetkisi kimsede yoktur. Dinde yapılacak
değişikliklere bid’at denir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Her bid’at
dalalettir, dalalet ehli de Cehennemdedir.) [Müslim]
Dinimiz, zekat,
fıtra ve kurban nisabının ve eşyanın kıymetlerinin altın ve gümüş ile tespit
edileceğini bildirmektedir. (Keşf-i rümûz)
Nisap miktarları,
resmi damgalı, altın veya gümüş paralardan, kıymeti en az olan ile hesap edilir.
Para olarak kullanılmayan altın ve gümüş ile hesap edilmez. Kıyamete kadar
böyledir. Mesela bugün, Aziz, Hamit gibi altınlardan kıymeti en az olan ile
hesap edilir. 20 miskal altını veya bu değerde ticaret malı olan kimse, dinen
zengin sayılır. Bu malın üzerinden bir sene geçmişse, zekatını verir. (R.
Muhtar)
Koyun zekatı kırkta birdir. Kırk koyunu olan, birini zekat
verir. Bunu otuzda bir veya ellide bir yapmaya hiç kimsenin yetkisi yoktur.
Sadaka-i fıtr için de belli ölçekte buğday, un, arpa, hurma ve kuru üzüm
verilir. Yani bunların bildirilen miktarı ölçü olarak alınır. Muza göre veya
cevize göre olmaz. Dinimiz neyi bildirmişse, o ölçü alınır. Mesela dinimiz,
(Fıtra olarak, 3500 gr arpa veya değeri kadar altın veya gümüş verilir) diyorsa,
Kıyamete kadar bu böyle devam eder. Karadenizli fındığı, Akdenizli portakalı
ölçü alamaz.
Dini kim koydu ise, değiştirme yetkisi de ondadır. Çağa
göre dini emirler değişmez. Her çağa göre yeni yorum getirilmez. Çağa göre
tefsir olmaz. Şafii mezhebinde, köpek bir yere yaş olarak dokunursa, orasını bir
defa topraklı olmak üzere yedi defa su ile yıkamak gerekir. (Bugün sabun ve
deterjan var, toprakla yıkamaya lüzum yok) denemez. Dinimizin bildirdiği
emirlere aynen uyulur. Uymak istemeyenlere sözümüz yoktur
Etiketler :
|
Yorumlar |

|
|