|
O Kendini Biliyor Hikayesi |
O Kendini Biliyor Hikayesi
üreğimdeki sahte sevgilerden kalan tortuları doldurdum bir şişeye ve boğazın serin sularına bıraktım dün gece! Dostlukmuş… Sevgiymiş… Arkadaşlıkmış… Güvenmiş… Hepsi hikâye!
Sana “dost” demiştim, dostum bilmiştim… Evimi açmış ve hiç düşünmeden, bir an bile tereddüt etmeden seni mahremiyetime almıştım. Can bilmiştim seni… Kendim bilmiştim! Bu nedenle de, hiç çekincesiz, art niyetsiz ve de tüm içtenliğimle, saflığımla, aptallığımla davet etmiştim seni, evime-ocağıma…
Benim tek düşüncem, sayende dost muhabbetiyle çayımı tatlandırmaktı! “Dostluklar yalan” diyenlere, dostluğun hala var olduğunu ispatlamaktı! Kadınca sorunlarımızı, fikirlerimizi, gelecekle ilgili düşlerimizi ve de geçmişteki güzellikleri seninle paylaşmaktı! Bir gece boyunca birlikte; kâh dertleşip, kâh gülüşüp, kâh ağlamaktı!
Bilemezdim, dostluğun böyle paçavra gibi kullanıldığını! Bilemezdim, gülüşlerinin aslında yalan olduğunu! Bilemezdim, inanmazdım, dostun dostu arkadan vurduğunu! Nereden bilecektim, ziyaret sebebinin aslında “dostça” olmadığını…
Usulca kulağıma fısıldadılar! Ardımdan konuştuklarını bir bir anlattılar! İnanamadım! Sadece dedikodu sandım, umursamadım. Oysa uyarılar gittikçe çoğalmaya başladı. Düşündüm! Bu kadar kişi seninle neden aramızı açmaya uğraşsındı? Üstelik hiç evimi görmeyen kişiler, sanki görmüş gibi anlatmıştı!
Ben kocaman yüreğime geldin sanıyordum, sen evimi denetlemeye gelmişsin meğer! Oysa ben, mal-mülk isteseydim eğer… Lüks evlere, şahşahalı eşyalara verseydim değer, emin ol ki şimdi o tarz bir yaşamın içinde olurdum. Yarım asırdır hiç mi karşıma böyle bir şans çıkmadı sanıyorsun? Yanılıyorsun!
Fakat ben kimseye avuç açmadım bu güne kadar! Çıkarımı düşünmedim, hırsıma yenilmedim! Para için onurumdan-gururumdan taviz vermedim! Kimseyi soymadım! Haram lokmayla doymadım! Yalakalık yapıp kimsenin soytarısı olmadım! Değerlerimle-ilkelerimle yaşadım! Yıllarca alın terimle ve de övünçle “emekçi” olarak çalıştım… Garsonluk da yaptım kahvelerde, köşe yazarı da oldum gazetelerde! Mekânlarda değil yüreklerde yer almaktan yana oldum… Senin gibiler sayesinde… Artık yoruldum!
Öyle sıkıldım, öyle bunaldım ki riyalardan… Öyle bıktım, öyle usandım ki yalanlardan ve herkesi kendim gibi sanmaktan ve kullanılmaktan ve aldatılmaktan ve ağlatılmaktan! Bundan sonra bir sürpriz hazırladım sahte dostlara! Dost diye yaklaşan sahtekârlara… Bir darağacı kurdum yüreğimin tam ortasına! Girin bakalım şimdi yüreğime, biraz cesaretiniz varsa!
Nesrin Göçtürk Kaya
Etiketler :
|
Yorumlar |

|
|