728x90

 Ana Sayfa  Sohbet  Guzel sozler  Sağlık  Fıkralar  Arama İletişim

Menü

   Ana Sayfa
   Cet
   Sohbet
   Guzel sozler
 Astroloji
 Çet odaları
 Cet Sitesi
 cet sohbet
 Dini BilgiLer
 Dini Hikayeler
 Fıkralar
 GeneL
 Güzel Sözler
 Hikayeler
 KLipLeR
 Komik VideoLar
 Msn Messenger
 Msn Nickleri
 Programlar
 Rüya Tabirleri
 Sağlık
 Sohbet SiteLeri
 Tv DiziLeri
 Videolar
 Yabancı Filmler
 Yemek Tarifleri
 YerLi Filmler
 Şarkı Sözleri
 Şiirler
    İletişim

 Alay etmenin cezası




çet

Okunma

549

Alay etmenin cezası

Gavs-ül-Memdûh hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam'a gidip gitmediğini sordu.

O da;
"Gitmedim efendim" deyince;

"Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?" buyurdu.

İşâret ettiği yöne baktığında, yemyeşil bahçeleriyle, Şam'ın karşısında durduğunu hayretle gördü. Şam'ı merakla seyrettiğini gören Gavs-ül-Memdûh;

"Abdürrahîm! Boşi köyü buradan uzakta mıdır görülebilir mi?" buyurunca, rüyâdan uyanır gibi Şam gözlerinden silindi ve hocasına;

"O köy buraya uzaktır, görünmez efendim." diye cevap verdi.

Bunun üzerine;

"Doğu tarafına bak!" buyurdu.

O anda küçük bir tepenin yamacında kurulmuş olan Boşi köyü gözünün önüne geldi. O anda köyün bir kenarında, Gavs-ül-Memdûh'un talebelerinden birkaç tânesi oturmuş sohbet ediyorlardı. Köy bekçisi de yanlarında sırt üstü uzanmış yatıyor, talebelerle alay ediyordu.

Gavs-ül-Memdûh;

"Abdürrahîm! Bekçinin arkadaşlarınla alay ettiğini görüyor musun?" diye sordu.

O da;

"Görüyorum efendim. Eğer müsâade buyurursanız hemen hakkından geleyim." diye sordu.

Hocasının hiç cevap vermemesinden cesâretlenerek ayağını hızla bekçiye doğru salladı. Allahü teâlânın izniyle, ayağı bekçinin tam karnına isâbet etmiş ki, birden karnını tutmaya ve feryâd etmeye başladı. Bir daha vuracaktı, fakat Gavs-ül-Memdûh;

"Yeter yâ Abdürrahîm!" buyurunca, durdu.

Boşi köyü de gözünden kayboldu. Hocasının bu kerâmetlerine hayran kalmıştı.

Aradan on gün geçmişti. Boşi köyünün bekçisi, yüzü sarılı bir hâlde Gavs-ül-Memdûh'un huzûruna çıkarıldı. Ağzı sol kulağına kadar eğilmişti. Eğilen taraf kırış kırış olmuş, diğer tarafı da davul zarı kadar gerginleşmişti. Bu sebeple ne ağladığı ne güldüğü, ne de konuştuğu anlaşılıyordu. Zor konuşabilen bekçi;

"Aman yâ Hocam! Allahü teâlâyı zikreden talebelerinle alay ederken, birisi şiddetle karnıma vurdu. O anda bütün vücûdum hareketsiz kaldı. Ağzım da bu hâle geldi. Bundan böyle hatâmı anladım ve tövbe ettim. Ne olur beni affediniz ve ağzımın eski hâle gelmesi için duâ ediniz." diyerek ağladı.

Gavs-ül-Memdûh onun bu durumuna çok üzüldü. Merhamet edip ellerini kaldırarak duâ etmeye başladı. Sonra mübârek elini bekçinin yüzüne sürdü. O anda bekçinin ağzı, Allahü teâlânın izniyle eski hâline geldi.


Etiketler :




  Yorumlar

 
irem - hayalet sevgilim


Etkin - hevesmi sandın


Eylem - mız mız


yıldız tilbe - ben senin varya


Tarkan - Vay Anam Vay


Sen Uzaksın Bana


Leyla ile Mecnun Top 5


Ağır Abi Takılan Orçun (Yalan Dünya)


HiLAL CEBECi MESSi SARiLMASi (BAY TAHMiN)


Karadeniz Türküsü Söyleyen UfakLik


çet sohbet siteleri sohbet sohbet