Saatler ölüme kuruldu Silindi yüzün Sisli bir sabahta Ellerini götürdü bu şehirden Ve sesini Kırlangıç fırtınaları Dinmeyen yağmurlar bırakarak Sol yanımda Kan kızılı aktı sular Caddelerden Siyah entarisini kuşandı Gök Raksa durdu Acı Her yanımda
Kulaklarımdan sildi sesini Dalgalar Martılar sustuğunda O gece döküldü Yorgun cümlelerim Sessizliğin koynuna
Biraz daha bilendi Öğüten çarkları hayatın Yarımlığımda Köklerine su yürüdü Gürleşti Hüzün ağacı Yine yuvası olacak Kanadı kırık kuşların Sen talanında
Soğuk kaldırımları Adımladı zihnim Düştü mecalsiz Sığ bir kuyuya Susku Aşk meleklerin kanatlarını kırdı Koşarak geçen zaman Artık bu şehirde durdu İnandıramaz kimse şimdi beni Bu kentin ölü ruhlar mezarlığı olmadığına.