|
Peygamberimiz |
Peygamberimiz
Dr. Ali Budak’ın kitaplaştırılan ilmi çalışması “İsim ve Sıfatları ile Efendimiz” araştırmasında, Hz Muhammed'in; Kuran'ı Kerim'de geçen isim ve sıfatları, Hadislerde ve İslami eserlerde geçen adları ve sıfatları, Geçmiş Kutsal Kitaplarda yer alan isimleri ve ümmetinin ona verdiği isimler zikrediliyor ve onun bütün ve isim ve sıfatları konusunda değerlendirmeler yapılıyor. 
 Kitapta yer alan bilgilere göre İslam Alimi Suyuti, peygamberimizin Kuran'da açık isim olarak 79, türemiş isim olarak 44 adının bulunduğunu belirtiliyor. Yine aynı kaynağa göre Hz. Muhammed'in Hadislerde ve Semavi kitaplarda 235 ismi ve 4 künyesi bulunuyor. Tümünün toplamı 337 yapıyor ki kendisi de 340 küsur ifadesini kullanmıştır. Kitapta yer alan bilgilere göre Peygamberimizin geçmiş kitaplarda yer alan adlarının listesi şu şekilde:
 TÎB, MÂZMÂZ Mâzmâz ismi İbranicedir. İslâm'a giren bazı Yahudi âlimlerinden nakledilmiştir ki, manası 'tîb tîb' yani 'çok güzel kokulu' demektir. Resûlullah Efendimiz Hazretlerinin güzel kokulu olduğu ve bütün temizlerin en yücesi olduğu şüphesizdir. Buna, mübarek terinin çok güzel kokulu olması yeterli bir delildir. İnsanlar, O'nun misk-ü ammer terini koku olarak sürünmek için alırlardı. Evet, bütün kâinat, O'nunla yücelir, bütün kalpler O'nunla gıdalanır ve hoş olurdu.
 KUSEM, KASÛM Bu isimlerin manası Kadı İyâz'ın belirttiğine göre, "bütün hayırları kendinde toplayan" demektir. Bunun yanı sıra insanları hayırda toplamasından, verip ihsan etmesinden dolayı da bu sıfatı aldığı belirtilmiştir. Efendimiz şöyle buyurmaktadır ki: "Bana melek gelerek şöyle dedi: "Sen bir kusemsin." (Yani toplayıcı). Bu isim, Efendimiz'in Arapçadaki el-Câmi' ismine tekabul etmektedir. "Bütün hayırları kendinde toplayıcı" manasına gelen bu sıfat, fazilet ve güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderilmiş olan Efendimiz'in en câmi' sıfatlarından birisidir.
 HİMTÂYÂ, HİMYÂTÂ Himyâtâ veya Himtâyâ, Haremi koruyan, himaye eden manasına gelmektedir. İbn-i Esir el-Herevî der ki: "Kâ'b'ın (radıyallâhu anh) rivayet ettiği bir hadiste şu kayıtlar geçmektedir: "Semâvî kitaplarda Resûlullah Haz-retlerinin şerefli isimleri Muhammed, Ahmed ve Himyâtâ'dır." Ebu Amr da şöyle der: "İslâm'a giren Yahudi âlimlerinin ba-zısından bu ismin manasını sordum. Dediler ki: Manası, "Haremi haramdan korur ve helâle izin verir", demektir."
 AHYED, UHÎD Bu ismin meşhur okunuşu Ahyed, fakat bazı eski Şifa nüshalarında okunuşu Uhîd şeklindedir. İmam-ı Nevevi Tehzibü'1-Esmâ adlı kitabında İbn-i Abbas (radıyallâhu anh) Hazretlerinden Resûlullah Efendimiz'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Benim adım Kur'ân'da Muhammed'dir. İncil'de Ahmed, Tevrat'ta da Ahyed'dir. Ben Ahyed ismiyle şunun için isimlendirildim ki, cehennem ateşini ümmetimden başka tarafa, (bölgeye, yöne) çeviririm." Hâsılı bu isim, Efendimiz'in, dünyada hidayetiyle, âhirette de şefaatiyle ümmetini cehennem ateşin den koruyacağını anlatan bir isimdir.
 MÜNHAMİNNÂ, MAWHAMANA Bu isim, Menhamennâ şeklinde de okunmuştur. Bu ismin Süryanîce'de mânası "Muhammed" demektir. Hz. Peygamber (aleyhisselâm) bir hadisinde: "Benim adım yerde Muhammed, göklerde ise Ahmed'dir" buyurur. Bu iki isim de çok övülen mânas ında olup mânaları birbirine yakındır. Yuhanna İncili 14,16 cümlesinde geçen, "Parakletos" sözünü Hıristiyanlar "teselli edici" diye çevirirler. (Oysa bu manalara gelmez.) Bu kelime, Hz. Isâ'nın yaşadığı çevrenin dili olan Aramice'de Mawhamana'nın tam Yunanca karşılığı olan Periklitos (çok övülen) isminin bozulmuş şeklidir. (Hz. Isâ zamanında Yahudiler İbranîce değil, Aramîce konuşurlardı). Periklitos ile Parakletos fonetik olarak birbirine yakın olduğundan bazı çevirmenlerin veya sonraki dönemlerdeki kâtiplerin bu iki kelimeyi birbirine karıştırdıkları anlaşılıyor. Müslümanlar burada, Hz. Muhammed'in (aleyhisselâm) müjdelendiğini görürler. 8. asır tarihçilerinden İbn İshak mezkûr İncil cümlesini naklederken "Biriklitus" diye yazmış ve bunun Rumcada "Muhammed" mânasına geldiğini söylemiştir. Kim bilir, muhtemelen onun devrindeki İncillerde Parakletos yerine Periklitos yazılı idi.
 MUHÎMÜ'S SÜNNE, KAYYİM Efendimiz'in bu ismi, "Sünneti ikame eden, ayakta tutan, sünneti yaş atan" manalarına gelir. Kâdî İyaz'ın Şifâ adlı eserinde zikredilen bu isim ile ilgili Hazret-i Dâvûd aleyhisselâm'ın şöyle dua ettiği bildirilir: "Allahım, fetret zamanında sünneti ikame eden (ayakta tutan) Muhammed' i (aleyhisselâm) bize gönder." Böylece bu şerefli isim Hazret-i Dâvûd'un duasından alınmıştır
 MÜTEVEKKİL Efendimiz'in "tevekkül eden" manasına gelen ismidir. Bu ismin Tevrat'ta geçtiği de belirtilir: Abdullah b. Amr naklediyor: Nebi'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) Tevrat'taki sıfatını şöyle okudum: "Muhammed Allah Resûlü'dür. Kulum ve elçimdir. Ben O'nu mütevekkil diye adlandırdım. Ne anlayışsızdır ne de katı kalpli. Sokaklarda bağırıp çağıran biri değildir. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez. Af edip bağışlar. Eğri sapık milletleri kendisi ile doğrultmadıkça O'nun canını almayacağını, tâ ki onlar "Lâ ilahe illallah" deyinceye kadar." Bu isme en lâyık olan Efendimiz'dir. Çünkü dini insanlar arasında yerleştirmek için hiç kimsenin yapamayacağı şekilde Allah'a tevekkül edebilen ancak o olmuştur.
Etiketler :
|
Yorumlar |

|
|